Kategori arşivi: zamanda yolculuk

sar zaman

zamane değil, tersten okunduğundqki değil, geçmişin yükü falan değil. yapabiliyorsan at kurtul, bırak. basit gibi. sar zamanı geriye, tekrar tekrar yaşa. veya unuttuğun bi şeylerse, rwd diye halk arasında bilinen tuş bozuk. fwd de bozuk ki, rwd arkadan çekişli arabalar için bi kısaltma olabilir, ki arkadan çekiş hep manidar bi kelimedir. (z) aman. ellerine bak. halk arasında dedikodusu çok olan ve yazısı neredeyse silinmiş play tuşu, sürekli çalışır. ama kaldığın yerden.

.—.

veya, dinle. sus. al. yin.

dinlemiyorsan da, sarzamanışta bulunma. bi’ zamana gülerse, o’zamana ağlarsa yüzün veya bi’ yer yaz, bi yer kış: yaprak kıpırdamıyorsa bile, zaman geçmiyor zannetme. ağaçlar eğildiğinde de rüzgar önünde, zaman geçiyor zannetme.

merdivenden yukarı çıkarken zaman ilerliyor da, inerken zaman geriye mi sarıyor?

zaman geçmiyor.- zira zamanı geriye saramassan,aslında sarsan da, zaman sarkıtır. bedenini sarkıtır, zihnini sarkıtır, yer çekimiyle, sen en üst basamaktaymışsıncasına ama hep dostmuşçasına sarkıtır. boyn’un bükmez de adeta zihnini büker.

zaman diye bi’ mevhum kaldıysa, o sandığın gibi bulutların hızlıca üstünden geçmesi değildir. (büyük ihtimalle) ve en en küçük ihtimalle harekettir hissettirten kendini. en basit haliyle içindeki bi birikintidir. sen bastikca üstüne, çırpınmanı ister, sen çırpınmadıkça ama, batmazsın. koyverirsin ve bunu doğru yazdığını düşünürsün. buna ama zaman karar verir.

sarkıtmadıysa henüz zaman, seni, herhangi bi’ yerini, dersin ki, ah zaman. öyle sarmalayıp veya katlayıp dolabın en dip köşesine koyduğun zaman değil, hiç aramadığın bi’ zaman karşına çıkandır zaman. ah dersin, işte o’zaman. aman zaman.

zaman sarmalanmadıysa ve sarktıysa ama, kıymetini bil. kendi zaman algın, belli ki aman z’aman bi şey değil. bi yer değil. biri değil. öbürü değil. kırmızımsı belki ama halk arasındaki gibi hoş kokulu hiç değil.

sar ordan o-zaman üç-5 zaman. aman ne zaman oeki? ama sormuş bulunursun: hangi zaman? zaman o zaman sarartır da güneşte kalmışzamtghkgxnjssn. yanılırsın. belki sanırsın. belki saldırırsın. susarsın. hatta sus. al. yin.

o’zaman her zaman sarkıtır.

kırık geçmiş’e, geçmemiş kırıkla yolculuk

zamanda geriye yolculuk için formül: pregabalin, duloxetin ve tizanidine. yakıt olarak tomografi radyasyonu: elde sigara, aynı oda ve kı-rık bir ba-cakkır-ba prens odada, büyü bozulsun diye bir prensesten öpücük bekliyor. daha fazla kafayı bozmayıp, zamanı doğru bükebilirsek, kuş-bakışı yaklaşık 2530 km’yi kapsayacak bir helezon yaratabiliriz. önce konuşmaya çalışır, el ele tutuşmayı deneriz. zihnen canlandırmak yeterli, öyle mesaj falan atıp da enerjiyi bozmamak en iyisi. bükülen zaman ve yer olur, boyun olmazsa, kır-ba prens öpücüğü alır ve bu kabustan bacağı bile iyileşmiş olarak çıkar. bu bir anlam yükleme meselesi değil. konuşarak veya yazarak anlatamadığın şeyi, düşünsel olarak iletmek, anlatmak diyelim. hatta bu yol’la anlamak. helezonun içerisinde -olduğumuza inanıyorum, iletişmek de tabii ki mümkün oluyor.

acaba biraz da manyetik rezonans alarak, nerelere ulaşılabilir? evet belki manyetizma da yolculuk ederken zamanında batan dikenlerin yarasını iyileştirecek enerjiyi verir. yarın deneyelim bakalım. yarın ve bir kaç ay sonrası da helezonun içerisinde değil mi?

*radyasyon nedeniyle çiçekle gelmedim.

untitled