sıcak olana yaklaş

kim sana sıcaklık veriyorsa ona yaklaş. bu bi’ battaniye ise sorgula ama. aradığın sıcaklık başka bi’ insanın bedeninde mi? bi hoş muhabbette mi? bi sana ilgide mi? bi keçi kılı battaniyede mi? ve düşün:

eğer keçi kılı battaniye ( yoksa polar da olur) sana bi sıcaklık veriyorsa, çikolata varsa ve kendini tatmin edebiliyo’san ( sinirsel bi bozukluğun yoksa tabi veya … hah 🙂 ilişkin yoksa) bu aradığın başka biri değil. sadece bi’ sıcaklık demek oluyor. kendimizi kandırmaya gerek yok. zeytin ağacı, geçtiğin yollarda soğuk sıkım meyveleri, bekleyen o yağda, belirli bi’ yerin mandalinaları.

ama, evet; ilkin papatya zannediyorsan sana yok ot o diyolar.- sanki sökmeni ima ediyorlar,eh sanki bahçe senin. sonra büyüyüp,-abartılnış bi’ dereotu bu diyorsun. gittiğin geldiğin her yolu kaplamış. ağdeta sana yol boyu bütün klan eşlik ediyor.

farketmene ramak kaldı biliyorum. umrunda değilsin çakşır’ın.

derdi sn hiç olmadın. tek bi’ tanesi kuşaklar boyu insan görmedi. senelikti bi’ dalı.

ama…../- ama bütün soyu, çakşır’ın, senin bütün tarihini gördü de ses etmedi, de önüne baktı. sen oraya yol yaptın diye yol kenarında kaldı zannettin. derdi soyunu sonsuza uzatmaktı. yolunu gözlemek değil belli ki.

bi de rüyalar var.

rüyamda ankaradaydım. kuğulu parktayız ama adeta bi’ haberci gözüyle bakıyoruz. kuğuların konakladığı zaten küçücük olan havuz-gölün adacığına doğru. etraf kalabalık, insanlar toparlanmış. ve ben, rüyamda, serseri sokak tiplerinin, orta adaya gidip, kuğuları kesip yemişler gece, sabahındaki kargaşayı görüyorum.

soruyorum: insan neden böyle bi rüya görür ki? kuğuları niye kesip yesinler?

ama yerler. çakşırlar gibi düşün: olmadı gerekeni yapıyorlar. rna’larına dna’larına kazınmış olanı yapıyorlar: senin dna’nda sorgusuz sualsiz tohumlarını saçmak yok diye… bak.. böyle bi’ şey yok diye.. sandın mı, böyle bi’ şey yok?

orada bi’ şey yok.

var da, biz mi görmedik, ey rüya?

olmadığın yeri özleme. olduğun yerde tökezleme. veya 6 bacak, tıkır tıkır, yarım saatte bi’ yorulma. yorulma yani. gitme, yorulma, ağrıma.

çakşır bunları bilmez. gelecek srneye kocaman olacak. ne bu hayranlık? hepimiz aynıyız. kim orada okuyacak? inan. ağrıdı hep orda, hep iki adım sonrası yataktı.

bırak, sal. orada bi’ şey yok.

soba… sobaya yaklaş yav..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.