tut ki

tut ki, galatadan aşağıya sallanmışız ama ben hem çok kilo almışım, hem de sen elimi bile tutmuyorsun. geziyormuşuz gibi yapıyoruz. elimden tutmasa da, tabi yıllar sonra, bir mağazanın 3. katından boğazı gösteren biri değilsin. ayrıca boğazıma kadar çektiğim fermuar, sanki üşümekten korurmuş gibi yapıp boğazımı sıkıştırıyor. midemi bulandıracak kadar.

aslında kimseyi beklemiyoruz. bir tek sen varsın dediğim herkes için, aynada iğrenç gördüğüm suratıma baktığım içindir. belki yansıttığı için. ha belki yansıtıldığı için. kimsenin suratına da söylemedim. ama herkesin fermuarı boğazına kadar çektim. boğucu bendim. boğazın da ta içine kadar. ondan sonra gördüğün sahilde yürümeler falan hep yalnızcaydı. yalnız gibi ama beraber. beraber ama çok yalnız. hep bi sahilde son kez yürümüşlüğümüz var. çpok dolu olduğumuz. dokunmak bile istemediğimiz. dokunmaya delirdiğimiz kollar, sarılmalar da.

tut ki, ben değildim. ne farkeder şu an burdayız. burası ne bi sahil, ne de galata’dan aşağı bi sallantı. yakındaki merak ettiğimiz bi kilise de değil. nerede hata yaptım ki? geriye ne kaldı? kim moral bozduğum için moralini bozuyor. burada bi şey yok.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.